“Gerçek aşk, birbirimizi olduğumuz gibi kabul edebildiğimizde başlar.” Tolstoy
AH ah… Nedir bu insanların şu ne der, bu ne der, beni beğensinler, sevsinler, onaylasınlar, like’lasınlar vs. olgusuna kaptırıp; kendini, aklını, ruhunu, özünü, kalbini göz önüne almadan, bütün yaşamını dışarıya adapte etmeye çalışması, ona göre yaşamaya çalışması ne kadar acı, ıstırap verici… Üstelik de sürekli olarak kapitalizm, çıkar grupları, medya, sosyal medya tarafından manipüle edilen, değiştirilen o dış koşullara göre yarış atı gibi yaşama çabası… Özellikle kapitalizm ve sosyal medya el ele vererek insanı robotlaştırarak, aklını, ruhunu, sağduyusunu teslim almış bir vaziyette. İnsanların nasıl yaşamalarına, giyinmelerine, ne yapmalarına, yapmamalarına, nasıl ilişki yaşamalarına kadar hayatları manipüle edilmektedir. Günümüzde insanlar hep daha fazla görünmek, beğenilmek, dikkat çekmek uğruna başlıyor maskeli yaşamaya. İdealize edilmiş anlık görüntülere bürünmüş, samimiyetten, içtenlikten, doğallıktan, kendisi olmaktan uzak hayatı anlık pozlar halinde yaşamaya çalışmaya yöneltilmekte. Bu uğurda heba ediliyor maddi manevi değerler, zaman, ilişkiler. Hepsi anlık beni beğenin görün sevi n uğruna. Peki bunlar ilişiklere nasıl yansıyor, etkiliyor. Eğer bir insan toplum, sosyal hayat içinde ki her tür ilişkisinde maskeli ise, kendisi gibi değilse, dışarıya yansıyan tutum ve tavırlar gerçekçi değilse mış gibi yaşıyorsa; kurduğu bütün ilişkiler de bu durumda sahte mış gibi ilişkiler olacak. Derinliği, sahiciliği, kalıcılığı olmayan; ruha- kalbe- beyne dokunmadan teğet geçer. Yaşanıyormuş gibi görünen içi boş, kısa, geçici, yıpratıcı, mutsuz ilişkiler. Çünkü her iki tarafta rol yapmıştı, kendisini idealize etmişti, maske takmıştı. Maske ile gerçek duygular gizlenerek farklı bir imaj yaratılmıştır. Rol yaparak, maske takarak bir araya gelen insanların birlikteliklerinin ömrü uzun sürmüyor. Yüzeysel bir ilişki, güvensizlik, iletişim zorlukları, manipülasyon, sorunlarla yüzleşememe gibi sorunlar yaşanır. İnsanoğlu eninde sonunda kısa bir süre sonra pin koduna döner. Aynı zamanda bu tuzağa düşmüş insanların en büyük beklentisi arayışı da ruh ikizini, öteki yarısını araması … Hangi maskenin hangi öteki yarısı? Maskeli baloda nasıl bir derinlik, içtenlik, samimiyet, ruh sergileniyor ki… Gerçek ilişkiler gerçek insanlar arasında olur. Her bir gerçek insana uygun başka bir gerçek insan mutlaka vardır. Benzerler mutlu yakın ilişkiler kurduğuna göre sahte, maskeli insanların benzerliği yakınlığı olabilir mi? Belki kısa süreli aşk adı altında ruhsuz, duygusuz hormonlara dayalı cinsel birliktelikler olabilir. Birkaç denemeden sonra yorgun düşmüş ruhlar bedenler, kaybedilen zamanlar, kendisine diğer insanlara karşı oluşmuş güvensizlikler. Oysa insanlar kendileri olabilse, içsel yaşama cesareti gösterebilse, tam ve bütün, gerçekçi maskesiz bir birey olsa öteki yarısını değil kendi gibi biri ile ruhsal, duygusal içerikli, sahici, kalıcı ilişki yaşayabilir. Yetişkin birer birey olarak ne istediğimizi bilerek, dışsal sahte dünyanın etkisinde kalmayarak gerçek benliklerimiz ile, dış dünyaya hakim olan güçlerin(medya, sosyal medya kapitalizm) yazdığı senaryonun aktörü değil; kendi hayat hikayemizin aktörü olarak mutlu başarılı sağlıklı ilişkiler yaşayabiliriz. Sağlıklı, kaliteli, başarılı, güvenli ilişkiler yaşayabilmenin yolu samimi, içten, doğal, net, dürüst benlerin karşılaşması ve açık, samimi, net iletişim kurabilmek ile mümkün. Samimi ve dürüst olunması durumunda gerçek bağ kurulabilir.
Maskesiz yaşayan insanların yollarının kesişmesi dileklerimle.






